|
� ATEIZM HAKKINDA BIR ONYARGI, MANTIK"in yazisi
kitapsiz |
|

Üye
 
Grup: Uyeligi sonlandirilmis kullanici
Mesaj: 3550
Katılım: 2-September 07
Üye No: 5

|
Ateizm ve Din Forumumuza gelen inanclilarin pek cogunda ateizm ve ateistler hakkinda bir onyargi var. Ateistlerin "Evren nasil olustu", "Hayat neden var ve nasil basladi", "Hayatin amaci var midir", vs. gibi sorulara cevap vermek zorunda oldugunu dusunuyorlar. Kendilerini sasirtacak cevabi vererek soze baslayalim once: Ateistlerin bu sorulara cevap verme zorunlulugu yoktur. Ateist olmak icin bu tur sorulara cevap vermis olmak sart degildir. Bu, bu tur sorulara ateistlerin hicbir cevabi olmadigi, ateistlerin bu konulari gormezden geldigi, vs. anlamina gelmiyor. Aksine, cogu ateist bu sorularla cok ilgilidir ve pek cogunun bu tur sorulara kendi yaptigi arastirmalar neticesinde verdigi birtakim cevaplar vardir. Fakat isin onemli kismi ve foruma yeni gelen inanclilarin anlamasi gereken kisim, bu sorulara cevap vermek ile ateizm arasinda bir iliski olmadigidir. Bir kisi, teorik olarak, bu tur sorulara hicbir somut cevap vermeden de ateist olabilir. Bunun nasil olduguna gelmeden once, biraz daha bu beklenti ve onyargi uzerine egilelim. Birine ateist oldugunuzu soylediginizde genellikle ilk tepki, ya da gelen ilk sorulardan biri "Nasil inanmayabilirsin, peki o zaman evren nasil olustu (ya da hayat, canlilik, vs)?" sorusudur. (Hatta boyle de sormazlar, "Peki o zaman evreni kim yaratti?" gibi onyargi dolu, sartlanmis bir soru sorarlar). Tipik inancli, bir soruya cevap vermek ile, bir konudaki gercegi ve dogruyu bulmak arasindaki farkin bilincinde degildir. Bir soruya verdiginiz cevap, sizin o konudaki delilsiz inanciniza dayaniyor olabilir, bir bilimsel gercege dayaniyor olabilir, gunluk hayatta yasanan tecrubeler sonucu edinilen onyargilara dayaniyor olabilir, bir bilimsel hipoteze dayaniyor olabilir, biraz delillerle desteklenmis, dolayisiyla teori mertebesine ulasmis bir fikre dayaniyor olabilir. Ya da ailenizden, ogretmeninizden, camide vaaz veren hocadan duyup hazir olarak aldiginiz ve sorgulamadan kabul ettiginiz bilgilere dayaniyor olabilir. Ya da kendi kafanizda bazi delillere dayandigina inandiginiz, ama aslinda zayif bir bilimsellik iceren bir yontem uygulamaniz yuzunden aslinda gecerli bir sekilde kanitlamadiginiz, fakat bu durumun farkinda olmadiginiz bazi fikirlerinize dayaniyor olabilir. Fakat cevabiniz neye dayanirsa dayansin, surasi bir gercek ki, bir konuda sizin cevabiniz, o konudaki somut gercek ile ortusmek zorunda degildir. O konudaki somut gercek henuz dunya uzerinde hickimse tarafindan bilinmiyor olabilir. Ya da biliniyor ama siz bilmiyor olabilirsiniz. Ya da kismen biliniyor, fakat siz kendi verdiginiz cevaplarda bosluklari doldurup, bu cevabi tamamen veriyor olabilirsiniz. Bir konuda kendi tavrinizin ne oldugunu ve yukarida anlattigimiz hangi tur dayanaga dayanarak bu cevabi verdiginizi durust bir sekilde analiz etmediginiz takdirde, hem temel konularda, hem de cok daha basit konularda sikca yanilmaya mahkum olursunuz. Ozellikle de en temel felsefi konularda, henuz, insanligin bu asamasinda verilen cevaplarin tam olmadigini, dunya uzerinde bu konularda son sozu soylemeye kimsenin otoritesi olmadigini, acikca bu sorularin henuz cevapsiz oldugunu anlamak ve bu gercegi kabullenmek zorundasiniz. Bu, bu konularda bir inanciniz, kabulunuz ya da fikriniz olmamasi gerektigi anlamina gelmiyor. Ama fikriniz ne olursa olsun, bunun dayanaginin ne oldugunu iyi analiz etmeniz ve bu fikirlerinizi mutlak gercekler olarak lanse etmemeniz gerekir. Ateist kisi, durustce cevap verebilecegi sorularin neler oldugunu bilir ve soyler. Cevap veremeyecegi, ya da verse bile bu cevabin supheli, ya da kanitsiz oldugu durumlarin da genellikle bilincindedir ateist. Bilincli ateist, kisisel fikirler ile mutlak dogrular arasindaki farkin bilincindedir. Bu farkin bilincinde olmamak, genellikle saf inanclilara ozgu bir durumdur. Gelelim, bu sorulara cevap vermeden nasil ateist olunacagina. Aslinda ateizmin ne oldugunu, tanimini ve anlamini ogrenmis biri, bunun cevabini kendisi verecektir. Ateizm, bir reddir. Felsefi sorulara bir cevap, bir aciklama degildir. Cevap ve aciklama olan teizmdir, dini inanclardir. Evrenin nasil olustugunu, bu olusumdan kimin ya da neyin sorumlu oldugunu, vs. acikliyor olma iddiasinda olan fikir teizmdir. Aslinda teizm de cevap verdigini zannediyor olmasina ragmen, bu tur konularda verdigi cevaplar ya yetersiz, ya celiskili, ya acikca yanlis, ya da aslinda cevap bile olmayan ici bos aciklamalardir. Fakat bu ayri bir konu. Bu yazinin konusu acisindan isin bu kismi onemli degil. Onemli olan, iddia ile gelenin teist olmasidir. Ateist ise, bu iddiayi degerlendirip, icinde yanlisliklar, celiskiler, tutarsizliklar, ya da acikca gercege aykiriliklar buldugu icin bu iddiayi reddeden kisidir. Bu is bu kadar basit. Dolayisiyla, ateist, "Senin iddialarin gecersiz" diyen, ve bu konuda gerekce veren kisidir. "Senin iddialarini kabul etmiyorum, cunku benim iddilarimla ortusmuyor" diyen kisi degildir ateist. Bu daha cok bir inancli ile, baska bir inanc koluna bagli baska bir inancli arasinda gececek turde bir konusmadir. Bir inancli, baska bir inanclinin fikrini, kendi fikri ile bagdasmadigi icin kabul etmeyebilir. Fakat bir ateist acisindan durum farklidir. Ateist, inanclinin dile getirdigi fikrin ya da iddianin icerigi sebebiyle karsi cikmaktadir iddiaya. Kendisi gercek dogruya sahip oldugunu dusundugu icin degil. Ya da ateist, inanclinin dile getirdigi fikrin icinde tutarsizlik ya da celiski bulmuyor, fakat sadece fikrin dayanaksiz bir spekulasyon oldugunu goruyor ve onun icin reddediyor da olabilir. Cunku bir aciklama kendi icinde celiskili veya tutarsiz olmasa bile, bu onun dogru oldugu anlamina gelmez. Bir olguyu aciklamak icin 10 tane degisik aciklama getirilebilir. Ama bunlarin sadece birisi gercektir. Digerleri yanlistir. Hangisinin gercek oldugu acikca gosterilip kanitlanmadigi takdirde, rastgele getirilen herhangi bir iddiayi, sirf dayanaksizlik yuzunden reddetmeye hakki vardir objektif dusunen kisinin. Inancli arkadaslarin bunu anlamalari gerekiyor. Yaptiklari aciklamalarin kulaga mantikli geliyor olmasi da yetmez (ki dini aciklamalarda durum bu da degil, cunku yapilan aciklamalar da kendi icinde tutarsiz, ya da celiskili), hem kulaga mantikli gelmesi, hem de dogruluguna dair gecerli delil olmasi gerekir bir fikrin kabul edilmesi icin. Dayanaksiz iddialar karsisinda takinilacak varsayilan tavrin "red" olmasi gerektigini inancli arkadaslar kavramalidir. Aynen mahkemelerin suclulugu kanitlanana kadar sanigi sucsuz kabul etmesi gibi. Burada nasil sanigin suclulugu konusundaki iddia kanitlanmadigi surece, sanik hakkinda takinilan varsayilan tavir sanigin sucsuzlugu yonundeyse, benzer sekilde, evrenin sebebi konusunda dayanaksiz iddia getiren kisinin iddiasi, bu iddia kanitlanana kadar reddedilmek zorundadir. Yoksa birbiriyle celisen farkli fikirler ve aciklamalar karsisinda takinilacak tutarli ve objektif bir tavir mumkun olmaz. Bu prensibi kavramamis kisinin, ateizmi tam anlamiyla anlamasi da mumkun degildir. Ateizm ve Din: ATEIZM HAKKINDA BIR ONYARGI Tarih: 17.08.2007 Saat: 14:20 Gönderen: mantik ..... MANTIK"in bu cok begendigim yazisini ateistforumdan buraya kopyaladim. kendisine ulasma imkanim olmadigi icin, bunu sevgili mantiktan izin almadan yaptim. ama onun beni affedegini bilioyrum
--------------------
Benim manevi mirasım bilim ve akıldır.
M.K. Atatürk
|
|
|
irem |
|

Üye
 
Grup: Üye
Mesaj: 587
Katılım: 6-September 07
Üye No: 21
Felsefe: Ateizm

|
ülkede ifade özgürlüğü olsa hepimiz topluca bağıracağız sokağın ortasında d4rkfun Türkiye'de yaşayanların çoğu(baya bir çoğu hem de) kafasına doldurulan saçma sapan masallara inanmış gidiyor(geriye doğru). öğretim bu ülkede objektif olmadıkça bu böyle de devam edecek... ateist gördüklerinde öcü görmüş gibi bakıyorlar değil mi, asıl öcünün el-ilah olduğunu inkar ederek.. anlayamıyorum onları, nasıl bu kadar dar bir çerçeveden bakabiliyorlar hayata..??  onlarla empati kurarken zorlanıyorum ve rahatsız oluyorum.. çok saçma birşey bu yaptıkları! düzene aykırı, kurallara aykırı olan her şeye kocaman bir olumsuz tepki veriyorlar..! hepsininki kocaman ve olumsuz olmuyor tabi.. aralarında iyi olanları da var. ama sayıları az, maalesef... gerçek dostlarımı ateist olduktan sonra daha rahat seçmeye başladım. kimin ne olduğu çıktı ortaya. yaşım ilerledikçe daha olgun insanlardan oluşan bir çevrem olacağını düşünüyorum. olmasa bile, çok dert edilecek şey olduğunu sanmıyorum. yalnız olurum belki.. ama onurumu korumuş olurum, kendim olmuş olurum.. kimsenin arkasından zorla koşamam. ne onlar ister bunu, ne de ben... toplumun dayatmalarına boyun eğen, sorgulamayan bir et parçası olmamak için elimden geleni yapacağıma dair söz verdim kendime. aksi takdirde ne özsaygım kalır geriye, ne de ben.... ateistim diye bağıracak rahatlığımız yok, evet.. bir müslüman gelse bağırsa etrafındakiler alkışlar ve ona katılırlar, en azından ses çıkarmayıp içlerinden aferin derler.. haksızlık bu. hem de nasıl haksızlık! ama Türkiye'de çoğunluk müslüman(ya da kendini öyle zannedenler çok var).. bence akp nin stratejiyi izleyelim! yavaş yavaş, etkili ve kökten çözüm!!! arkamıza da abd gibi bi gücü falan aldık mı, ver elini kalkınmış ve gelişmiş Türkiye, ver elini isveç!!  ama bizi teistlerden ayıran bir beynimiz var (teistlerin de var beyinleri ama....anlayın artık gerisini).. teistlerden farklı işliyor bizim beynimiz. o yüzden ateistiz zaten. aynı işleseydi saçma dayatmaların kurbanı olmaz mıydık?  kendimizle gurur duymalıyız. ateist olacak kadar geniş ve mantıklı düşünebilen biri, nasıl bu görüşünden dolayı gurur duymaz, utanır kendinden ona da akıl erdiremem ya..!
--------------------
Video değil fotoğraf kareleri...
|
|
|
| ßûLéNT |
|
Unregistered

|
"ateist, "Senin iddialarin gecersiz" diyen, ve bu konuda gerekce veren kisidir." Çok doğru
|
|
|
pergel |
|

Administrator
 
Grup: Admin
Mesaj: 10361
Katılım: 26-October 07
Üye No: 85
Felsefe: Agnostisizm

|
Hoşgeldin.
Sorularını yanıtlamaya çalışalım bakalım.
1- Dünya üzerindeki insanlar arasında inanışların dağılımı şu şekildedir (elbette kabaca): Hristiyanlar - % 33,5 Dinsizler - % 20,7 Müslümanlar - % 18,2 Hindular - % 13,5 Budistler - % 6,0 Yahudiler - % 0,3 Diğer - % 7,8
Şimdi bu kategorilerin hepsi alt kategorilere de ayrılırlar. Örneğin Hristiyanlar başlığının altında Katolikler, Protestanlar, Ermeniler, Süryaniler, vs. Müslümanlar başlığının altında Sünniler, Şiiler, Aleviler vs. Dinsizler başlığının altında ateistler, deistler, agnostikler vs. var.
Yani, "dinsizlerin hepsi de ateist mi" diye bir soru sormaya hazırlandığını hissettiğim için bunu baştan belirteyim dedim. Ateizm her zaman bir üst başlık olmuştur. Örneğin bu forumda kendilerine "ateist" diyen ama detaylara inmek gerektiğinde, net niteliklerini "deist" veya "agnostik" olarak tanımlayan insanlar vardır. Burada önemli olan, bu insanların tamamının dinlere karşı olması ve tanrı kavramının dinlerde tarif edilen tanrı kavramıyla ilgisi olamayacağını söylüyor olmalarıdır. Sanırım senin sorun da asıl olarak bununla ilgili olmalıdır. Yoksa sadece ve spesifik olarak tanrı kavramını reddeden insanlardan bahsediyorsan, bu forumda "ateist" üst kimliğinin altında toplanan insanlar bundan ibaret değildir. Bu insanların ortak noktası dinleri ve dinlerin tanrılarını reddediyor olmalarıdır. Yani islamın Allahını, Hristiyanlığın Baba, Oğul ve Kutsal Ruh üçlüsünü, Yahudiliğin ırksal tanrısı Yahveyi ve diğer bütün tanrılı dinlerin tanrılarını reddederler.
2- Bu insanların dünya üzerindeki toplamı tanrısız bir öğreti olan Budizmi de kattığımızda, % 26,7 ye ulaşıyor. Şartlı bir soru olan bu ikinci soruyu % 10 şartını geçtiğimiz için yanıtlamıyorum.
3- Doğa kanunlarına yönelmekten ne kastettiğin anlaşılmıyor, çünkü doğa kanunlarına yönelmeme diye bir şey olması olanaksızdır. Doğayla kavga ederek ve karşı gelerek yaşamak olanaksızdır. Ceylan Aslanı yiyemez, 10uncu kattan atlarsan ölürsün, vs. Bilime gelince, bilim denen insan icadı gelişim aracı, inançla bir arada olabilecek bir şey değildir. Çünkü bilim, inançlara zaman zaman karşı çıkar, inançlara ters doğrular koyar ortaya. Örneğin dünyadaki bilim Mormonları elinde gelişmiş olsaydı, yani Mormon inançlarına göre bilim yapılsaydı bugün insanlara kan vererek hayatlarını kurtarmak diye bir bilgi olmayacaktı. Yehova Şahitleri tıp bilimini geliştirmiş olsaydı, her türlü hastalığı sadece bitkilerle iyileştirmeye uğraşıyor ve asla ameliyat yapmıyor olacaktık.
Burada şu inancı bu inancı esas alarak anlatmıyorum, sadece ilk anda aklıma gelen örnekler olarak veriyorum. İnançlar dogmatiktir. Dayanağı, kanıtı ve bilimselliği yoktur. Bu nedenle inanca dayalı bilim olmaz. Tam tersine, bilim yapan insanların ister bir tanrıya ve dine inansınlar ister inanmasınlar, çalışmaları sırasında inançlarını bir tarafa bırakmaları ve günahı, tanrıyı, cenneti, cehennemi düşünmeden, inançlarına ters de olsa doğruyu aramaları gerekir.
Sonuç olarak bilim yapan insanların zaten inançsız oldukları varsayılmalıdır, en azından bilim yaptıkları süre içinde kendilerini böyle varsaymalıdırlar. Yoksa bilimi kim yapıyorsa, onun inancına göre sonuç elde edilir, bu da bilim olmaz.
4- Ateizm bir din değildir. Ritüelleri, tapınma şekilleri, kutsal yaratıkları, bunlara karşı sorumlulukları yoktur. Ateizm bir siyasi akım da değildir. Bu nedenle bir insanın "ateizmi seçmesinden" bahsedilemez. İnsanın tanrı kavramını reddetmesi durumuna "ateizm" denir. Bunu bir doktor da yapabilir, hırsız bir serseri de yapabilir, bir devlet başkanı da, bir otobüe şoförü de. Bu insanların ortak bir noktaları yoktur, onlara yapmaları gereken davranış biçimlerini anlatan birisi yoktur, zaten onların yapmaları gereken herhangi bir şey de yoktur. Onlar sadece düşünmüş ve tanrının olamayacağına karar vermiş insanlardır.
5- Akademik kariyerler, üniversitelerde, dolayısıyla bilimsel koşulların doğru şekilde var olduğundan emin olunan kurumlarda yapılır. Akademik kariyer, bilimsel bir kariyerdir. Dünya üzerinde akademik kariyerine dayanarak hiç kimse bir tanrının varlığından söz edemez, çünkü tanrı kavramı bilimsel değildir, bu kavram üzerine yapılabilecek bilimsel bir çalışma yoktur.
Bilim adamlarından tanrıya inananlar da vardır, reddedenler de vardır. Bu onların kendi vicdanlarıyla ilgili bir durumdur. Bir insanın mesleği, onun inancının daha doğru olduğunu göstermez. Her türlü dinden ve o dinin tanrısına inanan bilim adamlarının yanısıra tüm tanrıları reddeden bilim adamları da vardır. Örneğin Einstein bir agnostiktir. Tüm dinlerin tanrılarını reddeder ama bir tanrı fikrine ne olumlu ne de olumsuz bir yargı getirmez.
Umarım bütün bu yazdıklarım okunmuştur ve açıklayıcı olmuştur.
--------------------
|
|
|
ateist |
|

Administrator
 
Grup: Admin
Mesaj: 9589
Katılım: 31-August 07
Üye No: 1
Felsefe: Ateizm

|
Eklenecek bir sey kalmamis gerci ama kriter konusuna vurgu yapmak isterim.
| QUOTE | Türkoglu demiski 4- Benim inancıma göre herkes inancını seçmekte özgürdür, Kabul ettikten sonra yapması gereken yükümlülükleri vardır ve bunları yapmak zorunludur. Ateizmi seçen bir insanın herhangi bir kriteri ve/-ya kriterleri var mı? |
Iste bu zorunlulugu saglayan, size ögretiyi getirenin söylediklerine inanmaktan kaynaklanir. Yani, bilme lüksünüzü, kendiniz ortadan kaldirip, tamamen inanmaya dayali bir durum. Inanmakla, bilmek arasindaki farki belirtmekte yarar var. Peki biz ateistlerin kriterleri varmi? Sevgili 90"00" bunu aciklamis. Benim söyleyebilecegim tek sey, insanlarin ortak karari olan ahlaki anlayisla hazirlanmis, kimsenin itiraz edemeyecegi insan haklari beyannamesini, dindarlar degil, dinsiz kafalar hazirlamistir. Cünkü bu beyanname, dinlerle celisir. Isin ilginc yani, hic bir dinin mensubu, bu evrensel kriterlere itiraz etmez. Yani dünyanin cogunun uygulayip kabul ettigi ahlak anlayisi, dinlerinkiyle paralel degil, dinlere aykiridir. Sayin Türkoglu, bu aciklamalarla bir noktaya vardigimizi düsünüp, neden biz Türk ateistler, islami reddediyoruza gelip, bunuda sormak istersen, elbette islami neden reddettigimizi, detaylariyla aciklayabiliriz. Nede olsa biz kafirler, islamin kitabini yazacak kadar, bu konuya hakimiz.
--------------------

|
|
|
ateist |
|

Administrator
 
Grup: Admin
Mesaj: 9589
Katılım: 31-August 07
Üye No: 1
Felsefe: Ateizm

|
Sevgili Turkoglu, iyi niyetli oldugunu dusunuyorum. Fakat bilmen gereken sey, biz Turk ateistler, islami elestiririz. Buna ister saygisizlik, ister dalga gecmek denilsin. Cunku islam, hristiyanlik gibi kiliseye hapsedilmedi henuz. Islam, hayatin her alaninda, kendisinden olmayanlarin haklarina tecavuz eden, ilkel ve vahsi bir dindir. Saygili olunmaktan bahsedilip dururulur ama bunu isteyenler genellikle islami bilmeyen ama kendini musluman zannedenlerdir. Insanimiz o kadar sartlanmiski, biz ateistleri seytan, misyoner, carpilmis, delirmis, kafayi yemis, sapik, pislik, hirsiz ve tecavuzcu gibi goruyorlar. Hatta bizim, insan oldugumuzdan bile supheliler. Biz ateistler o kadar kotuyuzdurki onlar icin, bizle konusmak bile tehlikelidir. Cunku biz seytani gucleri olan ve kotuyu iyi gosterip, beyin yikayan yaratiklarizdir. Zaten kurandaki kufurler, yeterince olayi acikliyor. Butun bunlara ragmen, ateistin parasini yemeyede utanmazlar. Kendisine inanmayan, yahudi, hristiyan yada ateistlerin vergileriyle, imamlarin maaslarini oderler. Imamlarda bu paralarla, colugunu cocugunu besler. Neyse uzatmayayim. Umidim odurki, Turk ler uyanip, bu arap dininin gerceklerini gorsunler. Zira, arap isminden baska isim koymanin bile gunah olduguna inanan, buyuk bir kitle var. Isimlerimizden gunluk konusmalarimiza ve hatta kiyafetlerimize kadar her seyimizle araplasiyoruz. Ustelikte bu durumu oyle benimsemisizki, arap gibi olmayan, ayni zamanda Turk bile sayilmiyor neredeyse. Turk esittir musluman diye inanmis milletimiz.
--------------------

|
|
|
pergel |
|

Administrator
 
Grup: Admin
Mesaj: 10361
Katılım: 26-October 07
Üye No: 85
Felsefe: Agnostisizm

|
Türkoğlu arkadaşım,
Sormuş olduğun sorulardan birine vermiş olduğum yanıtta da vardı, dünya nüfusunun ancak %18 kadarı müslüman. Geri kalan insanların hemen hepsi islam dininden ya korkuyor, ya nefret ediyor. Burada okuduğun ve rahatsız olduğun sözlerin çok daha beterlerini her gün onca insan islam için sarfediyor.
Bu bir gerçek. Bu gerçeğin varlığını bilip nedenlerini düşünmek ve bunun üzerine tartışarak sonuçlar çıkartmaya çalışmak bir seçenektir, ya da bunların olmadığını farzederek ve yokmuş gibi davranarak kulaklarını tıkayarak duymayacağın, bilmeyeceğin yerlere kaçmak da bir başka seçenektir.
Ancak, senin kutsal bilip dört elle ve samimiyetle sarıldığın inanç neden insanların büyük bir çoğunluğu için bu kadar nefret edilecek bir odak olmaktadır? Bunu merak etmek ve nedenlerini araştırarak bu konuda bilgili ve bilinçli olmak, sadece islama inananlar için değil, her türlü inanç sahibi için kaçılmaz bir görev olmalıdır. Ben ateistler hakkındaki olumsuz, haksız ve yanlış önyargıları, iftiraları, yalanları göğüslemek, ateizmin ne olduğunu ve ne olmadığını insanlara anlatmak ve benim benimsediğim bir görüşün, felsefenin insanların kafalarında yanlış kanaatler oluşturmasına engel olmak, derdimi anlatabilmek için yıllardır burada yazıyorum, tartışıyorum, konuşuyorum, fikirlerimi aktarıyorum. Sen de bir müslüman olarak neyin yanlış algılandığını anlamak ve gerekiyorsa, mümkünse doğrusunu anlatmak için bundan neden kaçıyorsun?
Bence kolaya kaçıyorsun ama bu inancın açısından üzücü bir durum. Acaba inancınla ilgili umursamazlık mıdır bu? Neyse, karar senin elbette. Yazmak istemeyebilir, seni sıkacak görüş ve düşüncelerden sadece uzak kalarak mutlu olabilirsin. Bunları duymamak senin için sorunu çözüyorsa, diyecek bir şey yok. Böyle olmamasını dilerim.
--------------------
|
|
|
cakalamed |
|

Üye
 
Grup: Uyeligi sonlandirilmis kullanici
Mesaj: 187
Katılım: 29-April 08
Üye No: 330

|
| QUOTE (kitapsiz @ Sep 4 2007, 01:20 PM) | Ateizm ve Din Forumumuza gelen inanclilarin pek cogunda ateizm ve ateistler hakkinda bir onyargi var. Ateistlerin "Evren nasil olustu", "Hayat neden var ve nasil basladi", "Hayatin amaci var midir", vs. gibi sorulara cevap vermek zorunda oldugunu dusunuyorlar.
Kendilerini sasirtacak cevabi vererek soze baslayalim once: Ateistlerin bu sorulara cevap verme zorunlulugu yoktur. Ateist olmak icin bu tur sorulara cevap vermis olmak sart degildir.
Bu, bu tur sorulara ateistlerin hicbir cevabi olmadigi, ateistlerin bu konulari gormezden geldigi, vs. anlamina gelmiyor. Aksine, cogu ateist bu sorularla cok ilgilidir ve pek cogunun bu tur sorulara kendi yaptigi arastirmalar neticesinde verdigi birtakim cevaplar vardir.
Fakat isin onemli kismi ve foruma yeni gelen inanclilarin anlamasi gereken kisim, bu sorulara cevap vermek ile ateizm arasinda bir iliski olmadigidir. Bir kisi, teorik olarak, bu tur sorulara hicbir somut cevap vermeden de ateist olabilir.
Bunun nasil olduguna gelmeden once, biraz daha bu beklenti ve onyargi uzerine egilelim.
Birine ateist oldugunuzu soylediginizde genellikle ilk tepki, ya da gelen ilk sorulardan biri "Nasil inanmayabilirsin, peki o zaman evren nasil olustu (ya da hayat, canlilik, vs)?" sorusudur. (Hatta boyle de sormazlar, "Peki o zaman evreni kim yaratti?" gibi onyargi dolu, sartlanmis bir soru sorarlar). Tipik inancli, bir soruya cevap vermek ile, bir konudaki gercegi ve dogruyu bulmak arasindaki farkin bilincinde degildir.
Bir soruya verdiginiz cevap, sizin o konudaki delilsiz inanciniza dayaniyor olabilir, bir bilimsel gercege dayaniyor olabilir, gunluk hayatta yasanan tecrubeler sonucu edinilen onyargilara dayaniyor olabilir, bir bilimsel hipoteze dayaniyor olabilir, biraz delillerle desteklenmis, dolayisiyla teori mertebesine ulasmis bir fikre dayaniyor olabilir. Ya da ailenizden, ogretmeninizden, camide vaaz veren hocadan duyup hazir olarak aldiginiz ve sorgulamadan kabul ettiginiz bilgilere dayaniyor olabilir. Ya da kendi kafanizda bazi delillere dayandigina inandiginiz, ama aslinda zayif bir bilimsellik iceren bir yontem uygulamaniz yuzunden aslinda gecerli bir sekilde kanitlamadiginiz, fakat bu durumun farkinda olmadiginiz bazi fikirlerinize dayaniyor olabilir.
Fakat cevabiniz neye dayanirsa dayansin, surasi bir gercek ki, bir konuda sizin cevabiniz, o konudaki somut gercek ile ortusmek zorunda degildir. O konudaki somut gercek henuz dunya uzerinde hickimse tarafindan bilinmiyor olabilir. Ya da biliniyor ama siz bilmiyor olabilirsiniz. Ya da kismen biliniyor, fakat siz kendi verdiginiz cevaplarda bosluklari doldurup, bu cevabi tamamen veriyor olabilirsiniz.
Bir konuda kendi tavrinizin ne oldugunu ve yukarida anlattigimiz hangi tur dayanaga dayanarak bu cevabi verdiginizi durust bir sekilde analiz etmediginiz takdirde, hem temel konularda, hem de cok daha basit konularda sikca yanilmaya mahkum olursunuz.
Ozellikle de en temel felsefi konularda, henuz, insanligin bu asamasinda verilen cevaplarin tam olmadigini, dunya uzerinde bu konularda son sozu soylemeye kimsenin otoritesi olmadigini, acikca bu sorularin henuz cevapsiz oldugunu anlamak ve bu gercegi kabullenmek zorundasiniz. Bu, bu konularda bir inanciniz, kabulunuz ya da fikriniz olmamasi gerektigi anlamina gelmiyor. Ama fikriniz ne olursa olsun, bunun dayanaginin ne oldugunu iyi analiz etmeniz ve bu fikirlerinizi mutlak gercekler olarak lanse etmemeniz gerekir.
Ateist kisi, durustce cevap verebilecegi sorularin neler oldugunu bilir ve soyler. Cevap veremeyecegi, ya da verse bile bu cevabin supheli, ya da kanitsiz oldugu durumlarin da genellikle bilincindedir ateist. Bilincli ateist, kisisel fikirler ile mutlak dogrular arasindaki farkin bilincindedir. Bu farkin bilincinde olmamak, genellikle saf inanclilara ozgu bir durumdur.
Gelelim, bu sorulara cevap vermeden nasil ateist olunacagina. Aslinda ateizmin ne oldugunu, tanimini ve anlamini ogrenmis biri, bunun cevabini kendisi verecektir.
Ateizm, bir reddir. Felsefi sorulara bir cevap, bir aciklama degildir. Cevap ve aciklama olan teizmdir, dini inanclardir. Evrenin nasil olustugunu, bu olusumdan kimin ya da neyin sorumlu oldugunu, vs. acikliyor olma iddiasinda olan fikir teizmdir. Aslinda teizm de cevap verdigini zannediyor olmasina ragmen, bu tur konularda verdigi cevaplar ya yetersiz, ya celiskili, ya acikca yanlis, ya da aslinda cevap bile olmayan ici bos aciklamalardir. Fakat bu ayri bir konu. Bu yazinin konusu acisindan isin bu kismi onemli degil. Onemli olan, iddia ile gelenin teist olmasidir. Ateist ise, bu iddiayi degerlendirip, icinde yanlisliklar, celiskiler, tutarsizliklar, ya da acikca gercege aykiriliklar buldugu icin bu iddiayi reddeden kisidir. Bu is bu kadar basit. Dolayisiyla, ateist, "Senin iddialarin gecersiz" diyen, ve bu konuda gerekce veren kisidir. "Senin iddialarini kabul etmiyorum, cunku benim iddilarimla ortusmuyor" diyen kisi degildir ateist. Bu daha cok bir inancli ile, baska bir inanc koluna bagli baska bir inancli arasinda gececek turde bir konusmadir. Bir inancli, baska bir inanclinin fikrini, kendi fikri ile bagdasmadigi icin kabul etmeyebilir. Fakat bir ateist acisindan durum farklidir. Ateist, inanclinin dile getirdigi fikrin ya da iddianin icerigi sebebiyle karsi cikmaktadir iddiaya. Kendisi gercek dogruya sahip oldugunu dusundugu icin degil.
Ya da ateist, inanclinin dile getirdigi fikrin icinde tutarsizlik ya da celiski bulmuyor, fakat sadece fikrin dayanaksiz bir spekulasyon oldugunu goruyor ve onun icin reddediyor da olabilir. Cunku bir aciklama kendi icinde celiskili veya tutarsiz olmasa bile, bu onun dogru oldugu anlamina gelmez. Bir olguyu aciklamak icin 10 tane degisik aciklama getirilebilir. Ama bunlarin sadece birisi gercektir. Digerleri yanlistir. Hangisinin gercek oldugu acikca gosterilip kanitlanmadigi takdirde, rastgele getirilen herhangi bir iddiayi, sirf dayanaksizlik yuzunden reddetmeye hakki vardir objektif dusunen kisinin. Inancli arkadaslarin bunu anlamalari gerekiyor. Yaptiklari aciklamalarin kulaga mantikli geliyor olmasi da yetmez (ki dini aciklamalarda durum bu da degil, cunku yapilan aciklamalar da kendi icinde tutarsiz, ya da celiskili), hem kulaga mantikli gelmesi, hem de dogruluguna dair gecerli delil olmasi gerekir bir fikrin kabul edilmesi icin.
Dayanaksiz iddialar karsisinda takinilacak varsayilan tavrin "red" olmasi gerektigini inancli arkadaslar kavramalidir. Aynen mahkemelerin suclulugu kanitlanana kadar sanigi sucsuz kabul etmesi gibi. Burada nasil sanigin suclulugu konusundaki iddia kanitlanmadigi surece, sanik hakkinda takinilan varsayilan tavir sanigin sucsuzlugu yonundeyse, benzer sekilde, evrenin sebebi konusunda dayanaksiz iddia getiren kisinin iddiasi, bu iddia kanitlanana kadar reddedilmek zorundadir. Yoksa birbiriyle celisen farkli fikirler ve aciklamalar karsisinda takinilacak tutarli ve objektif bir tavir mumkun olmaz. Bu prensibi kavramamis kisinin, ateizmi tam anlamiyla anlamasi da mumkun degildir.
Ateizm ve Din: ATEIZM HAKKINDA BIR ONYARGI Tarih: 17.08.2007 Saat: 14:20 Gönderen: mantik
.....
MANTIK"in bu cok begendigim yazisini ateistforumdan buraya kopyaladim.
kendisine ulasma imkanim olmadigi icin, bunu sevgili mantiktan izin almadan yaptim. ama onun beni affedegini bilioyrum |
--------------------
bir gün mutlaka ÖLECEKSIN!..
|
|
|
engse |
|

Üye
 
Grup: Üye
Mesaj: 309
Katılım: 23-April 08
Üye No: 320
Felsefe: Tengriizm

|
| QUOTE (90'00" @ Apr 14 2008, 05:17 PM) | İnançlar dogmatiktir. Dayanağı, kanıtı ve bilimselliği yoktur.
|
Bütün dini inançların tek dayanağı, kültür'dür bence. anlatmaya da çalışıyorum elimden geldiği kadar. Yaratıcıyı anlatmak için, birinci tekil şahıs, ikinci tekil şahısa, ilahi buyruk denilen sözler enjekte edemez. eğerki birinci tekil şahıs, Yaratıcı olan varlığı anlayabilmişse, ikinci tekil şahısa anlatabileceği, kendisinin anlayabildiği mantığı, ikinci tekil şahısa anlatabilmesidir.
dini ritüellerin hiçbirinde, Yaratıcı varlığı anlatan herhangi bir'bilgi yoktur. buna rağmen Türkiye ve ortadoğuda, dinci sıfatlar ve dini kurumlar, dini ritüellerin dozajını artırdıkça artırmaya çalışmaktadır. çünkü kurtuluş reçetesi olarak, dini ritüellerin sayıca çokluğundan yardım ummaktadırlar. yani din kavramı içinde, Yaratıcıyı akıl ile anlama yetisi (kapasitesi) din yordamının uygulama şekilleri kadar yer kaplamaz. kültürel etkenlerin ve kültürel krakterlerin, dini oluşturmada yer tutması ,Yaratıcı varlıktan önce geldiği besbellidir.
--------------------
|
|
|
kupakızı |
|

Üye
 
Grup: Uyeligi sonlandirilmis kullanici
Mesaj: 2903
Katılım: 20-July 08
Üye No: 487
Felsefe: Ateizm

|
| QUOTE (ateist @ Apr 15 2008, 08:36 AM) | Sevgili Turkoglu, iyi niyetli oldugunu dusunuyorum. Fakat bilmen gereken sey, biz Turk ateistler, islami elestiririz. Buna ister saygisizlik, ister dalga gecmek denilsin. Cunku islam, hristiyanlik gibi kiliseye hapsedilmedi henuz. Islam, hayatin her alaninda, kendisinden olmayanlarin haklarina tecavuz eden, ilkel ve vahsi bir dindir. Saygili olunmaktan bahsedilip dururulur ama bunu isteyenler genellikle islami bilmeyen ama kendini musluman zannedenlerdir. Insanimiz o kadar sartlanmiski, biz ateistleri seytan, misyoner, carpilmis, delirmis, kafayi yemis, sapik, pislik, hirsiz ve tecavuzcu gibi goruyorlar. Hatta bizim, insan oldugumuzdan bile supheliler. Biz ateistler o kadar kotuyuzdurki onlar icin, bizle konusmak bile tehlikelidir. Cunku biz seytani gucleri olan ve kotuyu iyi gosterip, beyin yikayan yaratiklarizdir. Zaten kurandaki kufurler, yeterince olayi acikliyor. Butun bunlara ragmen, ateistin parasini yemeyede utanmazlar. Kendisine inanmayan, yahudi, hristiyan yada ateistlerin vergileriyle, imamlarin maaslarini oderler. Imamlarda bu paralarla, colugunu cocugunu besler. Neyse uzatmayayim. Umidim odurki, Turk ler uyanip, bu arap dininin gerceklerini gorsunler. Zira, arap isminden baska isim koymanin bile gunah olduguna inanan, buyuk bir kitle var. Isimlerimizden gunluk konusmalarimiza ve hatta kiyafetlerimize kadar her seyimizle araplasiyoruz. Ustelikte bu durumu oyle benimsemisizki, arap gibi olmayan, ayni zamanda Turk bile sayilmiyor neredeyse. Turk esittir musluman diye inanmis milletimiz. |
hmm haklısın evet ıslamı bı sıtede bı soru vardı çocuklara hangı ısımler konulmalı dıye ve tam bı sayfa boyunca arapça ısımlerden örnekler vermışlerdı ve sayfanın sonunda da tek satırla ıstersenız turkçede koyabılırsnız denmıştı.bu zavallı halk yuzyıllarca cahıl bırakıldı ve maalesef ataturk reformları bıle yetmedı bu halkın adam olmasına galıba azız nesın haklı
--------------------
|
|
|
lanet |
|
yeni üye

Grup: Uyeligi sonlandirilmis kullanici
Mesaj: 26
Katılım: 30-January 09
Üye No: 868

|
| QUOTE (kitapsiz @ Sep 4 2007, 12:20 PM) | Ateizm ve Din Forumumuza gelen inanclilarin pek cogunda ateizm ve ateistler hakkinda bir onyargi var. Ateistlerin "Evren nasil olustu", "Hayat neden var ve nasil basladi", "Hayatin amaci var midir", vs. gibi sorulara cevap vermek zorunda oldugunu dusunuyorlar.
Kendilerini sasirtacak cevabi vererek soze baslayalim once: Ateistlerin bu sorulara cevap verme zorunlulugu yoktur. Ateist olmak icin bu tur sorulara cevap vermis olmak sart degildir.
Bu, bu tur sorulara ateistlerin hicbir cevabi olmadigi, ateistlerin bu konulari gormezden geldigi, vs. anlamina gelmiyor. Aksine, cogu ateist bu sorularla cok ilgilidir ve pek cogunun bu tur sorulara kendi yaptigi arastirmalar neticesinde verdigi birtakim cevaplar vardir.
Fakat isin onemli kismi ve foruma yeni gelen inanclilarin anlamasi gereken kisim, bu sorulara cevap vermek ile ateizm arasinda bir iliski olmadigidir. Bir kisi, teorik olarak, bu tur sorulara hicbir somut cevap vermeden de ateist olabilir.
Bunun nasil olduguna gelmeden once, biraz daha bu beklenti ve onyargi uzerine egilelim.
Birine ateist oldugunuzu soylediginizde genellikle ilk tepki, ya da gelen ilk sorulardan biri "Nasil inanmayabilirsin, peki o zaman evren nasil olustu (ya da hayat, canlilik, vs)?" sorusudur. (Hatta boyle de sormazlar, "Peki o zaman evreni kim yaratti?" gibi onyargi dolu, sartlanmis bir soru sorarlar). Tipik inancli, bir soruya cevap vermek ile, bir konudaki gercegi ve dogruyu bulmak arasindaki farkin bilincinde degildir.
Bir soruya verdiginiz cevap, sizin o konudaki delilsiz inanciniza dayaniyor olabilir, bir bilimsel gercege dayaniyor olabilir, gunluk hayatta yasanan tecrubeler sonucu edinilen onyargilara dayaniyor olabilir, bir bilimsel hipoteze dayaniyor olabilir, biraz delillerle desteklenmis, dolayisiyla teori mertebesine ulasmis bir fikre dayaniyor olabilir. Ya da ailenizden, ogretmeninizden, camide vaaz veren hocadan duyup hazir olarak aldiginiz ve sorgulamadan kabul ettiginiz bilgilere dayaniyor olabilir. Ya da kendi kafanizda bazi delillere dayandigina inandiginiz, ama aslinda zayif bir bilimsellik iceren bir yontem uygulamaniz yuzunden aslinda gecerli bir sekilde kanitlamadiginiz, fakat bu durumun farkinda olmadiginiz bazi fikirlerinize dayaniyor olabilir.
Fakat cevabiniz neye dayanirsa dayansin, surasi bir gercek ki, bir konuda sizin cevabiniz, o konudaki somut gercek ile ortusmek zorunda degildir. O konudaki somut gercek henuz dunya uzerinde hickimse tarafindan bilinmiyor olabilir. Ya da biliniyor ama siz bilmiyor olabilirsiniz. Ya da kismen biliniyor, fakat siz kendi verdiginiz cevaplarda bosluklari doldurup, bu cevabi tamamen veriyor olabilirsiniz.
Bir konuda kendi tavrinizin ne oldugunu ve yukarida anlattigimiz hangi tur dayanaga dayanarak bu cevabi verdiginizi durust bir sekilde analiz etmediginiz takdirde, hem temel konularda, hem de cok daha basit konularda sikca yanilmaya mahkum olursunuz.
Ozellikle de en temel felsefi konularda, henuz, insanligin bu asamasinda verilen cevaplarin tam olmadigini, dunya uzerinde bu konularda son sozu soylemeye kimsenin otoritesi olmadigini, acikca bu sorularin henuz cevapsiz oldugunu anlamak ve bu gercegi kabullenmek zorundasiniz. Bu, bu konularda bir inanciniz, kabulunuz ya da fikriniz olmamasi gerektigi anlamina gelmiyor. Ama fikriniz ne olursa olsun, bunun dayanaginin ne oldugunu iyi analiz etmeniz ve bu fikirlerinizi mutlak gercekler olarak lanse etmemeniz gerekir.
Ateist kisi, durustce cevap verebilecegi sorularin neler oldugunu bilir ve soyler. Cevap veremeyecegi, ya da verse bile bu cevabin supheli, ya da kanitsiz oldugu durumlarin da genellikle bilincindedir ateist. Bilincli ateist, kisisel fikirler ile mutlak dogrular arasindaki farkin bilincindedir. Bu farkin bilincinde olmamak, genellikle saf inanclilara ozgu bir durumdur.
Gelelim, bu sorulara cevap vermeden nasil ateist olunacagina. Aslinda ateizmin ne oldugunu, tanimini ve anlamini ogrenmis biri, bunun cevabini kendisi verecektir.
Ateizm, bir reddir. Felsefi sorulara bir cevap, bir aciklama degildir. Cevap ve aciklama olan teizmdir, dini inanclardir. Evrenin nasil olustugunu, bu olusumdan kimin ya da neyin sorumlu oldugunu, vs. acikliyor olma iddiasinda olan fikir teizmdir. Aslinda teizm de cevap verdigini zannediyor olmasina ragmen, bu tur konularda verdigi cevaplar ya yetersiz, ya celiskili, ya acikca yanlis, ya da aslinda cevap bile olmayan ici bos aciklamalardir. Fakat bu ayri bir konu. Bu yazinin konusu acisindan isin bu kismi onemli degil. Onemli olan, iddia ile gelenin teist olmasidir. Ateist ise, bu iddiayi degerlendirip, icinde yanlisliklar, celiskiler, tutarsizliklar, ya da acikca gercege aykiriliklar buldugu icin bu iddiayi reddeden kisidir. Bu is bu kadar basit. Dolayisiyla, ateist, "Senin iddialarin gecersiz" diyen, ve bu konuda gerekce veren kisidir. "Senin iddialarini kabul etmiyorum, cunku benim iddilarimla ortusmuyor" diyen kisi degildir ateist. Bu daha cok bir inancli ile, baska bir inanc koluna bagli baska bir inancli arasinda gececek turde bir konusmadir. Bir inancli, baska bir inanclinin fikrini, kendi fikri ile bagdasmadigi icin kabul etmeyebilir. Fakat bir ateist acisindan durum farklidir. Ateist, inanclinin dile getirdigi fikrin ya da iddianin icerigi sebebiyle karsi cikmaktadir iddiaya. Kendisi gercek dogruya sahip oldugunu dusundugu icin degil.
Ya da ateist, inanclinin dile getirdigi fikrin icinde tutarsizlik ya da celiski bulmuyor, fakat sadece fikrin dayanaksiz bir spekulasyon oldugunu goruyor ve onun icin reddediyor da olabilir. Cunku bir aciklama kendi icinde celiskili veya tutarsiz olmasa bile, bu onun dogru oldugu anlamina gelmez. Bir olguyu aciklamak icin 10 tane degisik aciklama getirilebilir. Ama bunlarin sadece birisi gercektir. Digerleri yanlistir. Hangisinin gercek oldugu acikca gosterilip kanitlanmadigi takdirde, rastgele getirilen herhangi bir iddiayi, sirf dayanaksizlik yuzunden reddetmeye hakki vardir objektif dusunen kisinin. Inancli arkadaslarin bunu anlamalari gerekiyor. Yaptiklari aciklamalarin kulaga mantikli geliyor olmasi da yetmez (ki dini aciklamalarda durum bu da degil, cunku yapilan aciklamalar da kendi icinde tutarsiz, ya da celiskili), hem kulaga mantikli gelmesi, hem de dogruluguna dair gecerli delil olmasi gerekir bir fikrin kabul edilmesi icin.
Dayanaksiz iddialar karsisinda takinilacak varsayilan tavrin "red" olmasi gerektigini inancli arkadaslar kavramalidir. Aynen mahkemelerin suclulugu kanitlanana kadar sanigi sucsuz kabul etmesi gibi. Burada nasil sanigin suclulugu konusundaki iddia kanitlanmadigi surece, sanik hakkinda takinilan varsayilan tavir sanigin sucsuzlugu yonundeyse, benzer sekilde, evrenin sebebi konusunda dayanaksiz iddia getiren kisinin iddiasi, bu iddia kanitlanana kadar reddedilmek zorundadir. Yoksa birbiriyle celisen farkli fikirler ve aciklamalar karsisinda takinilacak tutarli ve objektif bir tavir mumkun olmaz. Bu prensibi kavramamis kisinin, ateizmi tam anlamiyla anlamasi da mumkun degildir.
Ateizm ve Din: ATEIZM HAKKINDA BIR ONYARGI Tarih: 17.08.2007 Saat: 14:20 Gönderen: mantik
.....
MANTIK"in bu cok begendigim yazisini ateistforumdan buraya kopyaladim.
kendisine ulasma imkanim olmadigi icin, bunu sevgili mantiktan izin almadan yaptim. ama onun beni affedegini bilioyrum |
DÜNYACA ÜNLÜ ATEİST DEDİĞİNİZ LİSTEDE ADI OLAN ADAMA Bİ BAKIN BAKALIM NELER DEMİŞ….. “Elbette insanları etkiledim, bu yüzden vermiş olabileceğim büyük zararı gidermek istiyorum ve bunun için çaba göstereceğim. (Anthony Flew) Gazeteler şu günlerde, bir dönemin ünlü ateist felsefecisi Antony Flew’un pişmanlık dolu bu sözleriyle yankılanıyor. 81 yaşındaki İngiliz felsefe profesörü Flew, 15 yaşında ateist olmayı seçmiş ve adını akademik alanda ilk olarak, 1950 yılında yayınladığı bir makaleyle duyurmuştu. Sonraki 54 yıllık sürede, eğitim vermekte olduğu Oxford, Aberdeen, Keele ve Reading Üniversiteleri ile ziyaret için bulunduğu çok sayıda Amerikan ve Kanada üniversitesinde, tartışmalarda, kitap, ders ve makalelerde ateizmi savundu. Ancak Flew, geçtiğimiz günlerde, bu yanılgısını terk ettiğini ve evrenin yaratılmış olduğunu kabul ettiğini açıkladı. Bu köklü karar değişikliğinde etkili olan şey, modern bilimin yaratılış hakkında ortaya koyduğu açık ve kesin kanıtlar. Flew, yaşamın bilgiye dayalı kompleksliği karşısında, hayatın gerçek kökeninin bilinçli tasarım olduğunu gördü ve 66 yıl boyunca savunduğu ateizmin, çökmüş bir felsefe olduğunu kabul etti. Flew, bu inanç değişikliğinin temelinde yatan bilimsel sebepleri şu sözlerle açıklıyordu: “Biyologların DNA araştırmaları, yaşam için gerekli düzenlemelerin neredeyse inanılmaz olan kompleksliğini ortaya koyarak, yaşamın temelinde bilinç bulunmuş olması gerektiğini gösterdi (1) . Artık, üreyebilen o ilk hücrenin naturalist evrime dayali bir açıklamasını oluşturmayı düşünmeye başlamak bile aşırı derecede zor bir hal almıştır”(2) . İlk canlının cansız maddeden evrimleştiği ve olağanüstü kompleks bir canlıya dönüştüğü iddiasının hiçbir geçerliliği olmadığına, kesin bir şekilde kanaat getirdim (3) Flew’ün fikir değişikliğinde temel sebep olarak gösterdiği DNA araştırmaları gerçekten de yaratılışa dair çarpıcı gerçekler ortaya çıkarmıştır. DNA molekülünün sarmal yapısı, genetik koda sahip oluşu, tesadüfü reddeden nükleotid dizilimleri, ansiklopedik miktarda bilgi depolaması ve daha birçok çarpıcı bulgu, bu molekülün yapı ve fonksiyonlarının yaşam için özel bir tasarımla ayarlandığını ortaya koymuştur. Nitekim DNA araştırmalarıyla ilgili bilim adamlarının yorumları, bu gerçeğe şahitlik etmektedir. Örneğin, DNA’nın sarmal yapısını ortaya çıkarmış bilim adamlarından Francis Crick, DNA ile ilgili bulgular karşısında yaşamın kökeninin bir mucizeye işaret ettiğini itiraf etmiştir: “Bugün sahip olduğumuz bilgiler ışığında, dürüst bir adamın yapabileceği tek yorum, hayatın mucize eseri olarak ortaya çıktığıdır.” Los Angeles, ABD’deki Güney California Üniversitesi’nden Led Adleman, yaptığı hesaplamalara göre, sadece 1 gram DNA molekülünün, 1 trilyon CD’ye (compact disc) eş değerde bilgiyi saklayabilme kapasitesi olduğunu ifade etmiştir (4). İnsan Genomu Projesi’nde görevli bilim adamı Gene Myers ise şahit olduğu mucizevi düzenlemeler karşısında şunları söylemiştir: “Beni esas hayretler içerisinde bırakan yaşam mimarisidir… sistem son derece kompleks. Sanki dizayn edilmiş gibi… Orada büyük bir akıl var.” (5) DNA ile ilgili en çarpıcı gerçek, kodlanmış genetik bilginin varlığının madde ve enerjiyle ya da doğa kanunları ile kesinlikle açıklanamaz oluşudur. Alman Federal Fizik ve Teknoloji Enstitüsü’nün yöneticisi Prof. Dr. Werner Gitt, bu konuda şunları söylemiştir: Bir kodlama sistemi, her zaman için zihinsel bir sürecin ürünüdür. Bir noktaya dikkat edilmelidir; madde bir bilgi kodu üretemez. Bütün deneyimler, bilginin ortaya çıkması için, özgür iradesini, yargısını ve yaratıcılığını kullanan bir aklın var olduğunu göstermektedir… Maddenin bilgi ortaya çıkarabilmesini sağlayacak hiçbir bilinen doğa kanunu, fiziksel süreç ya da maddesel olay yoktur… Bilginin madde içinde kendi kendine ortaya çıkmasını sağlayacak hiçbir doğa kanunu ve fiziksel süreç yoktur (6) Flew’ün tüm bu bulgularla desteklenen bilinçli tasarımı kabul etmesinde, yaratılışçı bilim adamları ve filozoflar da önemli rol oynadı. Flew, son dönemlerde, yaratılışı savunan bilim adamları ve filozoflarla TV tartışmalarına katılıyor, onlarla görüş alışverişinde bulunuyordu. Bu süreçte son dönüm noktası, Teksas, ABD’deki Metabilimsel Araştırma Enstitüsünce 2003 yılının Mayıs ayında düzenlenen bir konferans oldu. Flew, konferansa araştırmacı yazar Roy Abraham Varghese, İsrailli fizikçi ve moleküler biyolog Gerald Schroeder ve Katolik filozof John Haldane ile birlikte katıldı. Flew, yaratılışı destekleyen bilimsel kanıtların ağırlığı ve rakiplerinin iddialarının ikna ediciliği karşısında etkilenmişti. Nitekim konferansı izleyen dönemde ateizmi terk edilmiş bir düşünce olarak bıraktı. Bu dönemde British Now isimli felsefe dergisine, Ağustos-Eylül 2003 sayısı için yazdığı mektupta Schroeder’in Tanrı’nın Saklı Yüzü ve Varghese’in Dünyanın Harikası başlıklı kitaplarındaki argümanları tavsiye etti. Kendisinin fikir değişikliğinde önemli rol oynamış olan felsefe ve teoloji profesörü Gary R. Habermas ile ropörtajın yanısıra, Bilim Tanrı’yı buldu mu? isimli videoda bilinçli tasarımı kabul ettiğini açıkça ifade etti.
|
|
|
0 Kullanıcı bu konuyu okuyor (0 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:
Bu konuya abone ol
Bu konuya sistemde aktif olmadığınızda gelen yanıtlar e-posta ile gönderilir.
Bu foruma abone ol
Bu foruma sistemde aktif olmadığınızda gelen yanıtlar e-posta ile gönderilir.
Konuyu İndir / Yazdır
Bu konuyu farklı bir format kullanarak indir veya yazıcı dostu olarak göster.
S-blue skin created by esjay of the IF Skin Zone
|
|